<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>hakperest.org &#187; Yüreğimden</title>
	<atom:link href="http://hakperest.org/category/y/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://hakperest.org</link>
	<description>Sosyal Medya Çalış(k)anıyım.</description>
	<lastBuildDate>Thu, 10 May 2012 11:23:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://lettoblog.com/?v=3.3.2</generator>
		<item>
		<title>İsmail&#8217;ini Kurban Et!</title>
		<link>http://hakperest.org/2011/11/06/ismailini-kurban-et/</link>
		<comments>http://hakperest.org/2011/11/06/ismailini-kurban-et/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Nov 2011 11:47:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mustafa Alkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[EleştiriYorum]]></category>
		<category><![CDATA[YorumluYorum]]></category>
		<category><![CDATA[Yüreğimden]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakperest.org/?p=1212</guid>
		<description><![CDATA[Paylaş / Yer imiKurb, yakınlık demektir. Kurban kesmek ise, O&#8217;na yakınlaşmak için bir araçtır. En sevdiğini O&#8217;ndan daha fazla sevmediğini, O&#8217;nun yoluna kurban edebileceğini göstermektir. Hz. İbrahim, en sevdiği oğlu İsmail&#8217;i, verdiği söz üzerine kurban etmek için yola çıkmış, kendisi ve tüm aile fertleri şeytan ile ayrı ayrı imtihan olmuş, şeytanın aldatmacasına karşı Allah&#8217;a karşı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_google_plusone addtoany_special_service" data-annotation="none" data-href="http://hakperest.org/2011/11/06/ismailini-kurban-et/"></a><a class="a2a_button_twitter_tweet addtoany_special_service" data-count="none" data-url="http://hakperest.org/2011/11/06/ismailini-kurban-et/" data-text="İsmail&#8217;ini Kurban Et!"></a><a class="a2a_button_facebook_like addtoany_special_service" data-href="http://hakperest.org/2011/11/06/ismailini-kurban-et/"></a><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fhakperest.org%2F2011%2F11%2F06%2Fismailini-kurban-et%2F&amp;title=%C4%B0smail%E2%80%99ini%20Kurban%20Et%21" id="wpa2a_6">Paylaş / Yer imi</a></p><p>Kurb, yakınlık demektir. Kurban kesmek ise, O&#8217;na yakınlaşmak için bir araçtır. En sevdiğini O&#8217;ndan daha fazla sevmediğini, O&#8217;nun yoluna kurban edebileceğini göstermektir. </p>
<p>Hz. İbrahim, en sevdiği oğlu İsmail&#8217;i, verdiği söz üzerine kurban etmek için yola çıkmış, kendisi ve tüm aile fertleri şeytan ile ayrı ayrı imtihan olmuş, şeytanın aldatmacasına karşı Allah&#8217;a karşı teslimiyetlerini göstermişler. Bıçak boğaza kadar dayanmış, kesmek üzere sürtülmüş ama bir türlü kesmemiş, bu teslimiyete karşı mükafat olarak gökten bir koç inmiştir.</p>
<p>Kurban kesmeyi rutin bir davranış olarak görmeyip, anlamını tam idrak edenlerden olmak, İsmaillerimiz&#8217;i O&#8217;nun yoluna kurban edebilmek duasıyla. Mübarek Kurban Bayramınız u/mutlu geçsin.</p>
<p><a class="a2a_button_google_plusone addtoany_special_service" data-annotation="none" data-href="http://hakperest.org/2011/11/06/ismailini-kurban-et/"></a><a class="a2a_button_twitter_tweet addtoany_special_service" data-count="none" data-url="http://hakperest.org/2011/11/06/ismailini-kurban-et/" data-text="İsmail&#8217;ini Kurban Et!"></a><a class="a2a_button_facebook_like addtoany_special_service" data-href="http://hakperest.org/2011/11/06/ismailini-kurban-et/"></a><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fhakperest.org%2F2011%2F11%2F06%2Fismailini-kurban-et%2F&amp;title=%C4%B0smail%E2%80%99ini%20Kurban%20Et%21" id="wpa2a_8">Paylaş / Yer imi</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakperest.org/2011/11/06/ismailini-kurban-et/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bu Sefer Türkiyem Seferber! &#124; SosyalSorumlulugum.com</title>
		<link>http://hakperest.org/2011/10/25/bu-sefer-turkiyem-seferber-sosyalsorumlulugum-com/</link>
		<comments>http://hakperest.org/2011/10/25/bu-sefer-turkiyem-seferber-sosyalsorumlulugum-com/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 Oct 2011 07:54:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mustafa Alkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[DestekliYorum]]></category>
		<category><![CDATA[YorumluYorum]]></category>
		<category><![CDATA[Yüreğimden]]></category>
		<category><![CDATA[birlik]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[fedakarlık]]></category>
		<category><![CDATA[insanlık]]></category>
		<category><![CDATA[kardeşlik]]></category>
		<category><![CDATA[sarsıntı]]></category>
		<category><![CDATA[Van]]></category>
		<category><![CDATA[zor gün]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakperest.org/?p=1195</guid>
		<description><![CDATA[Paylaş / Yer imi&#8220;99 depreminin yaraları sarıldı diye düşünürken yine bir depremle sarsıldı güzel ülkem. Bir 10 yıl daha bekleriz yaraların sarılmasını diye düşünürken karşılaştığımız tablo, yaşlı gözlerimizde umut ışıkları yaktı. Bu sarsıntı sadece Van’da değil ülkemin her karış toprağındaki yüreklerde de yaşandı sanki. Rüzgarı arkasına almış hızla büyüyen bir yangın gibi yardım kampanyaları ortaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_google_plusone addtoany_special_service" data-annotation="none" data-href="http://hakperest.org/2011/10/25/bu-sefer-turkiyem-seferber-sosyalsorumlulugum-com/"></a><a class="a2a_button_twitter_tweet addtoany_special_service" data-count="none" data-url="http://hakperest.org/2011/10/25/bu-sefer-turkiyem-seferber-sosyalsorumlulugum-com/" data-text="Bu Sefer Türkiyem Seferber! | SosyalSorumlulugum.com"></a><a class="a2a_button_facebook_like addtoany_special_service" data-href="http://hakperest.org/2011/10/25/bu-sefer-turkiyem-seferber-sosyalsorumlulugum-com/"></a><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fhakperest.org%2F2011%2F10%2F25%2Fbu-sefer-turkiyem-seferber-sosyalsorumlulugum-com%2F&amp;title=Bu%20Sefer%20T%C3%BCrkiyem%20Seferber%21%20%7C%20SosyalSorumlulugum.com" id="wpa2a_14">Paylaş / Yer imi</a></p><p>&#8220;99 depreminin yaraları sarıldı diye düşünürken yine bir depremle sarsıldı güzel ülkem. Bir 10 yıl daha bekleriz yaraların sarılmasını diye düşünürken karşılaştığımız tablo, yaşlı gözlerimizde umut ışıkları yaktı. Bu sarsıntı sadece Van’da değil ülkemin her karış toprağındaki yüreklerde de yaşandı sanki. Rüzgarı arkasına almış hızla büyüyen bir yangın gibi yardım kampanyaları ortaya çıktı dört bir yandan. Bu kadar fazla kampanya olmasının güzelliği, herkesten, her kesimden, her keseden katılımı sağladı. Karınca misal, herkes imkanları doğrultusunda katkı yapmaya çalıştı.</p>
<p>Ve bu sarsıntı gösterdi ki, safımız belli! Biz, birliğiz, tek yüreğiz, kardeşiz! Bizim ortak paydamız, insanlığımız, şefkatimiz, fedakârlığımız… Kimi zaman birbirimize karşı hatalar yaparız, belki kavga ederiz, küseriz ama zor günde her şeyi unutur, birlikte yolumuza devam ederiz.&#8221;</p>
<p>Yazının devamını okumak için: <a href="http://www.sosyalsorumlulugum.com/tr_TR/bu-sefer-turkiyem-seferber-835.html" title="Bu Sefer Türkiyem Seferber!" target="_blank">http://www.sosyalsorumlulugum.com/tr_TR/bu-sefer-turkiyem-seferber-835.html</a></p>
<p><a class="a2a_button_google_plusone addtoany_special_service" data-annotation="none" data-href="http://hakperest.org/2011/10/25/bu-sefer-turkiyem-seferber-sosyalsorumlulugum-com/"></a><a class="a2a_button_twitter_tweet addtoany_special_service" data-count="none" data-url="http://hakperest.org/2011/10/25/bu-sefer-turkiyem-seferber-sosyalsorumlulugum-com/" data-text="Bu Sefer Türkiyem Seferber! | SosyalSorumlulugum.com"></a><a class="a2a_button_facebook_like addtoany_special_service" data-href="http://hakperest.org/2011/10/25/bu-sefer-turkiyem-seferber-sosyalsorumlulugum-com/"></a><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fhakperest.org%2F2011%2F10%2F25%2Fbu-sefer-turkiyem-seferber-sosyalsorumlulugum-com%2F&amp;title=Bu%20Sefer%20T%C3%BCrkiyem%20Seferber%21%20%7C%20SosyalSorumlulugum.com" id="wpa2a_16">Paylaş / Yer imi</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakperest.org/2011/10/25/bu-sefer-turkiyem-seferber-sosyalsorumlulugum-com/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yolun açık olsun Kuluçka!</title>
		<link>http://hakperest.org/2011/02/06/yolun-acik-olsun-kulucka/</link>
		<comments>http://hakperest.org/2011/02/06/yolun-acik-olsun-kulucka/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 06 Feb 2011 18:54:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mustafa Alkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yüreğimden]]></category>
		<category><![CDATA[ayrılık]]></category>
		<category><![CDATA[dostluk]]></category>
		<category><![CDATA[iş]]></category>
		<category><![CDATA[kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[kuluçka]]></category>
		<category><![CDATA[Kuluçka Yazılım Teknolojileri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakperest.org/?p=709</guid>
		<description><![CDATA[Paylaş / Yer imiGeçen sene Ağustos ayının sonlarına doğru, Halid kardeşim, hayalindeki şirketi kurmak için çalışmalar yaptığını ve birlikte çalışmak istediğini iletti. Yıllardır Halid kardeşimle birlikte bir şeyler yapmayı hayal ettiğimden dolayı, çok fazla düşünmeden, teklifini kabul ettim. O günlerde çalıştığım iş yerimden ayrılma girişimlerim sırasında gelen bir telefonda, değerli bir ağabeyim, Network Tasarım Uygulama [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_google_plusone addtoany_special_service" data-annotation="none" data-href="http://hakperest.org/2011/02/06/yolun-acik-olsun-kulucka/"></a><a class="a2a_button_twitter_tweet addtoany_special_service" data-count="none" data-url="http://hakperest.org/2011/02/06/yolun-acik-olsun-kulucka/" data-text="Yolun açık olsun Kuluçka!"></a><a class="a2a_button_facebook_like addtoany_special_service" data-href="http://hakperest.org/2011/02/06/yolun-acik-olsun-kulucka/"></a><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fhakperest.org%2F2011%2F02%2F06%2Fyolun-acik-olsun-kulucka%2F&amp;title=Yolun%20a%C3%A7%C4%B1k%20olsun%20Kulu%C3%A7ka%21" id="wpa2a_22">Paylaş / Yer imi</a></p><p>Geçen sene Ağustos ayının sonlarına doğru, <a href="http://halid.org">Halid</a> kardeşim, hayalindeki şirketi kurmak için çalışmalar yaptığını ve birlikte çalışmak istediğini iletti. Yıllardır <a href="http://halid.org">Halid</a> kardeşimle birlikte bir şeyler yapmayı hayal ettiğimden dolayı, çok fazla düşünmeden, teklifini kabul ettim. O günlerde çalıştığım iş yerimden ayrılma girişimlerim sırasında gelen bir telefonda, değerli bir ağabeyim, Network Tasarım Uygulama Uzmanlığı alanında <a href="http://www.smartpro.com.tr">SmartPro</a>&#8216;da eğitim almak isteyip istemediğimi soruyordu. Birkaç gün öncesinde <a href="http://halid.org">Halid</a> kardeşime söz vermiş olmam nedeniyle, önce kendisine danışmalıydım. &#8220;Beni, 4 ay bekleyebilir misiniz?&#8221; dedim, olumlu karşıladı ve kariyerime katkısı olacağını belirterek beklemeyi kabul etti. Bunun üzerine, eğitime başladım.<br />
<span id="more-709"></span><br />
Aralık sonlarında Denizli&#8217;ye geçtim ve <a href="http://kulucka.com.tr">Kuluçka Yazılım</a>&#8216;da yeni işime başladım. Hepimizde büyük bir heyecan vardı. Onlarda, yeni şirket kurmuş olmanın heyecanı, bende ise yıllardır süregelen hayalimin gerçek olmasından dolayı heyecan vardı.</p>
<p>Dostluk ile iş ayrı şeyler olduğunu sürekli söylerdim lakin bu kadar yakından tecrübe etmemiştim. Bazı konularda, &#8220;nasıl olsa dostuz&#8221; dercesine konuşmaya gerek duymayıp, detaylar hakkında konuşmamamız, karşılıklı beklentilerde sıkıntılar doğurdu. Talepler &#8220;dostça&#8221;, arz ise &#8220;patron-işçi&#8221; bağlamında olunca, birbirimize zarar vermeye başladık. En büyük handikabımız ise, iki tarafında farklı tecrübeleri olmakla birlikte &#8220;yeni şirket yönetimi-yeni kurulan bir şirkette çalışma&#8221; anlamında tecrübesiz olmamız idi. Her şey tecrübe ile olmuyordu lakin, diğer tecrübelerimize istinaden &#8220;biliyorum&#8221; havasında konuşuyorduk.</p>
<p>Bu durumu, ilk zamanlarda fark etmiştim lakin hem dostluğumuza zarar gelmesin, hem &#8220;yarı yolda bırakmak&#8221; gibi bir durum oluşmasın diye sabretmeyi istemiştim lakin &#8220;dostluk ile iş ayrı şeyler&#8221; olduğunu hatırladım. İş anlamında birbirimize zarar veriyor olmamız, dostluğumuza daha büyük zarar verecek, ilerleyen zamanlarda çok daha ağır bir ayrılık olacaktı, bunu görebiliyordum.</p>
<p>Bu düşüncelerle boğuşurken, bir gün, Gtalk üzerinden bir yazışmamızda iş olarak bağlarımızı koparttık. Bir parça hüzünlendim, birlikte iş yapamamıştık. &#8220;Hayırlısı olsun&#8221; dedim. Bir tecrübe daha eklendi tecrübe defterime. Bu tecrübe de sürekli dilime doladığım lakin eksik yaşadığım bir şeydi. &#8220;Amacınıza odaklanın, araçların değişebileceğini unutmayın.&#8221; diyordum çevremdekilere. Peki ben ne yapmıştım? Amacımdan uzaklaşıp &#8220;birlikte çalışalım&#8221; hayali kurmuştum. Bunun yerine, amacıma odaklanmalı, hayırlı kişilerle çalışmayı temenni etmeliydim. Bana hayırlı olan, başkasına hayırlı olmayabilirdi ya da tam tersi.</p>
<p>Kısa bir süre önce, büyük markaların pazarlama stratejileri, yatırımları ve Kuluçka hakkında bir <strong><a href="http://hakperest.org/2011/01/17/tek-rakibimiz-kulucka">yazı</a></strong> yazmıştım. Yazının üzerinden fazla geçmeden, böyle bir yazıyı kaleme almak garip bir duygu. Heyecanlı -eski- ekip arkadaşlarıma hayatlarında başarılar diliyorum, iş olarak yollarımız ayrıldı, lakin, bu ayrılığın dostluğumuza halel getirmemesini umuyorum.</p>
<p>Yolun açık olsun <a href="http://kulucka.com.tr">Kuluçka</a>!</p>
<p><a class="a2a_button_google_plusone addtoany_special_service" data-annotation="none" data-href="http://hakperest.org/2011/02/06/yolun-acik-olsun-kulucka/"></a><a class="a2a_button_twitter_tweet addtoany_special_service" data-count="none" data-url="http://hakperest.org/2011/02/06/yolun-acik-olsun-kulucka/" data-text="Yolun açık olsun Kuluçka!"></a><a class="a2a_button_facebook_like addtoany_special_service" data-href="http://hakperest.org/2011/02/06/yolun-acik-olsun-kulucka/"></a><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fhakperest.org%2F2011%2F02%2F06%2Fyolun-acik-olsun-kulucka%2F&amp;title=Yolun%20a%C3%A7%C4%B1k%20olsun%20Kulu%C3%A7ka%21" id="wpa2a_24">Paylaş / Yer imi</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakperest.org/2011/02/06/yolun-acik-olsun-kulucka/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nuray, hep gülümse hayata böyle, tamam mı?</title>
		<link>http://hakperest.org/2011/01/14/nuray-hep-gulumse-hayata-boyle-tamam-mi/</link>
		<comments>http://hakperest.org/2011/01/14/nuray-hep-gulumse-hayata-boyle-tamam-mi/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Jan 2011 09:44:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mustafa Alkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yüreğimden]]></category>
		<category><![CDATA[gülümse]]></category>
		<category><![CDATA[kayıp]]></category>
		<category><![CDATA[mert]]></category>
		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>
		<category><![CDATA[nuray]]></category>
		<category><![CDATA[sanakmutfak]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakperest.org/?p=622</guid>
		<description><![CDATA[Paylaş / Yer imi Yaklaşık bir hafta önce friendfeed&#8217;de, henüz bugün takip etmeye başladığım SanalMutfak rumuzlu Mert ağabeyin bir feedini gördüm, ilk başta inanamadım, belki de inanmak istemedim ya da sosyal medyanın ne kadar çok suistimal edildiğinin bir göstergesiydi bu şüphem. Kardeşinin kaybolduğuna dair bir şeyler yazmıştı, http://ff.im/wr54P Feed&#8217;i dikkatlice okudum, fotoğrafa baktım, bir hayli [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_google_plusone addtoany_special_service" data-annotation="none" data-href="http://hakperest.org/2011/01/14/nuray-hep-gulumse-hayata-boyle-tamam-mi/"></a><a class="a2a_button_twitter_tweet addtoany_special_service" data-count="none" data-url="http://hakperest.org/2011/01/14/nuray-hep-gulumse-hayata-boyle-tamam-mi/" data-text="Nuray, hep gülümse hayata böyle, tamam mı?"></a><a class="a2a_button_facebook_like addtoany_special_service" data-href="http://hakperest.org/2011/01/14/nuray-hep-gulumse-hayata-boyle-tamam-mi/"></a><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fhakperest.org%2F2011%2F01%2F14%2Fnuray-hep-gulumse-hayata-boyle-tamam-mi%2F&amp;title=Nuray%2C%20hep%20g%C3%BCl%C3%BCmse%20hayata%20b%C3%B6yle%2C%20tamam%20m%C4%B1%3F" id="wpa2a_30">Paylaş / Yer imi</a></p><p style="float:right; margin:0 0 10px 15px; width:240px;">
		<img src="http://hakperest.org/files/2011/01/nuray-150x150.jpg" width="240" />
		</p><p>Yaklaşık bir hafta önce friendfeed&#8217;de, henüz bugün takip etmeye başladığım SanalMutfak rumuzlu Mert ağabeyin bir feedini gördüm, ilk başta inanamadım, belki de inanmak istemedim ya da sosyal medyanın ne kadar çok suistimal edildiğinin bir göstergesiydi bu şüphem.</p>
<p>Kardeşinin kaybolduğuna dair bir şeyler yazmıştı, <a href="http://ff.im/wr54P"><strong>http://ff.im/wr54P</strong></a></p>
<p>Feed&#8217;i dikkatlice okudum, fotoğrafa baktım, bir hayli fazla yorum gelmişti. Yorumları açtım, şaka/yalan vs. olduğuna dair bir şey olmadığı gibi, hepsi hüzünle yazılmış yorumlardı. Fotoğrafa tekrar tekrar baktım, inanmak istemiyordum. Böyle neşe dolu, yüzünde kocaman bir gülümseme olan fotoğrafa baktıkça, &#8220;kaçmış&#8221; ya da &#8220;hayata küsmüş&#8221; olma ihtimalini düşünemiyordum. Aklıma gelen diğer ihtimal ise, bir hayli ürkütüyordu, &#8220;ya kaçırılmışsa?&#8221;..<br />
<span id="more-622"></span></p>
<p>Hiç tanımadığım bu adamın, bir kardeşi olduğunu o gün öğrenmiş ve onun kaybolmuş olmasına üzülüyordum. Bir an önce bulunması için gayr-i ihtiyarî dua ediyordum. Niçin? Ne menfaatim vardı bu adamdan -yani Mert ağabey- ya da kardeşinden? Hiçbir şey. Çünkü o bir insandı, çünkü onun bir yüreği vardı ve bu yürek acı <a href="http://hakperest.org/files/2011/01/nuray.jpg"><img class="alignright size-thumbnail wp-image-623" src="http://hakperest.org/files/2011/01/nuray-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a>içindeydi. Her ne kadar %100 olarak kendimi yerine koyamasam da, bu acıyı paylaşıyordu yüreğim. Yapım böyleydi, bir canlının acı çektiğini gördüğümde, o acıyı tüm ruhumda hissediyordum sanki.</p>
<p>Her gün, eskisinden daha sık bir şekilde friendfeed&#8217;e giriyor, ilgili feede bakıyordum mutlaka, bir gelişme oldu mu acaba? diye.. Ve insanlık ölmemişti, sosyal medya sandığımız kadar ruhsuz değildi. Binlerce yorum, yüzlerce like ve bahsi geçen feedin profillerde sıkça paylaşılması.. Günler geçtikçe, haber gelmedikçe içim sıkılıyor ama umudum devam ediyordu. Güzel bir haber geleceğine inanıyordum, ne bileyim işte, öyle bir his.. Tamamen karamsarlık sarmadı içimi nedense.</p>
<p>Küçük de olsa olumlu gelişmeler gördükçe aşırı bir mutluluk hissediyordum. Elimden bir şey gelmiyordu, duadan başka.. Profilimde paylaşmamış, facebook hesabımdaki arkadaşlara iletmemiştim. Çünkü İzmir&#8217;e tek sefer gitmekten başka hiçbir alakam olmamıştı neredeyse. Ve arkadaş çevremde de İzmir&#8217;den kimse yok gibiydi. Belki de &#8220;yine de&#8221; paylaşmalıydım, elimden geleni yapmak adına ama yapmadım nedense. Ama her gün dua ediyordum.</p>
<p><a href="http://hakperest.org/files/2011/01/nuray_me.jpg"><img class="size-thumbnail wp-image-627 alignleft" src="http://hakperest.org/files/2011/01/nuray_me-150x150.jpg" alt="" width="150" height="150" /></a></p>
<p>Vee mutlu haber geldi dün gece. Mesaj atmıştı abisine. O anki haletim, hüzünlü bir haletti lakin öyle bir mutluluk verdi ki bu haber, ne hüzün kaldı, ne keder. <a href="http://ff.im/wxzaj"><strong>http://ff.im/wxzaj</strong></a></p>
<p>Nuray kardeşim, sözüm sana. Hayat her şeye rağmen yaşamaya değer ve acılar, güzel anlarımızın lezzetini artıran birer araçtır. Bak <a href="http://hakperest.org/2011/01/02/gulmeyi-goze-alabilmek/"><strong>burada</strong></a> yaşadığım bir acı ve çıkardığım dersler var, belki okumak istersin. Yüzündeki o kocaman gülümseme hep olsun inşallah. Mutlu anlarda gülümsemek herkesin harcı, önemli olan &#8220;<a href="http://hakperest.org/files/2011/01/Ağlarken-Gülebilmek.mp3">&#8220;<strong>Ağlarken Gülebilmek</strong>&#8220;</a>&#8220;. Parçayı da sana armağan ediyorum.</p>
<p>Henüz tanışmadığım Mert ağabeyime ve Nuray kardeşime, hayatlarında huzurlu, mutlu ve en önemlisi umutlu günler diliyorum.</p>
<p><a class="a2a_button_google_plusone addtoany_special_service" data-annotation="none" data-href="http://hakperest.org/2011/01/14/nuray-hep-gulumse-hayata-boyle-tamam-mi/"></a><a class="a2a_button_twitter_tweet addtoany_special_service" data-count="none" data-url="http://hakperest.org/2011/01/14/nuray-hep-gulumse-hayata-boyle-tamam-mi/" data-text="Nuray, hep gülümse hayata böyle, tamam mı?"></a><a class="a2a_button_facebook_like addtoany_special_service" data-href="http://hakperest.org/2011/01/14/nuray-hep-gulumse-hayata-boyle-tamam-mi/"></a><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fhakperest.org%2F2011%2F01%2F14%2Fnuray-hep-gulumse-hayata-boyle-tamam-mi%2F&amp;title=Nuray%2C%20hep%20g%C3%BCl%C3%BCmse%20hayata%20b%C3%B6yle%2C%20tamam%20m%C4%B1%3F" id="wpa2a_32">Paylaş / Yer imi</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakperest.org/2011/01/14/nuray-hep-gulumse-hayata-boyle-tamam-mi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gülmeyi göze alabilmek&#8230;</title>
		<link>http://hakperest.org/2011/01/02/gulmeyi-goze-alabilmek/</link>
		<comments>http://hakperest.org/2011/01/02/gulmeyi-goze-alabilmek/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 02 Jan 2011 12:12:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mustafa Alkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yüreğimden]]></category>
		<category><![CDATA[hata]]></category>
		<category><![CDATA[ölüm]]></category>
		<category><![CDATA[telafi]]></category>
		<category><![CDATA[umut]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakperest.org/?p=618</guid>
		<description><![CDATA[Paylaş / Yer imiBirkaç gün önce gecenin ilerleyen saatlerinde hastaneye gitmek zorunda kaldım. Canım yansa da, ağrım olsa da kolay kolay gitmem hastaneye, ilaç kullanmayı da hiç sevmem. Rahmetli dedemin dediği gibi, &#8220;kendi kendimin doktoru olmaya&#8221; gayret ederim. O anki rahatsızlığımı düşünüp, nelerin sebep olduğunu kendimce tespit etmeye çalışırım, tespitime göre aynı şeyi tekrarlamamaya çalışırım. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_google_plusone addtoany_special_service" data-annotation="none" data-href="http://hakperest.org/2011/01/02/gulmeyi-goze-alabilmek/"></a><a class="a2a_button_twitter_tweet addtoany_special_service" data-count="none" data-url="http://hakperest.org/2011/01/02/gulmeyi-goze-alabilmek/" data-text="Gülmeyi göze alabilmek&#8230;"></a><a class="a2a_button_facebook_like addtoany_special_service" data-href="http://hakperest.org/2011/01/02/gulmeyi-goze-alabilmek/"></a><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fhakperest.org%2F2011%2F01%2F02%2Fgulmeyi-goze-alabilmek%2F&amp;title=G%C3%BClmeyi%20g%C3%B6ze%20alabilmek%E2%80%A6" id="wpa2a_38">Paylaş / Yer imi</a></p><p>Birkaç gün önce gecenin ilerleyen saatlerinde hastaneye gitmek zorunda kaldım. Canım yansa da, ağrım olsa da kolay kolay gitmem hastaneye, ilaç kullanmayı da hiç sevmem. Rahmetli dedemin dediği gibi, &#8220;kendi kendimin doktoru olmaya&#8221; gayret ederim. O anki rahatsızlığımı düşünüp, nelerin sebep olduğunu kendimce tespit etmeye çalışırım, tespitime göre aynı şeyi tekrarlamamaya çalışırım. O anda da çözüm olarak ilaç dışında çareler üretirim kendimce, deneme/yanılma yoluyla. Geçen gün de aynı şeyi yapmaya çalıştım lakin bir türlü dindiremedim acımı, gecenin ilerleyen saatlerinde acilin yolunu tuttuk.<br />
<span id="more-618"></span><br />
Kalp ile ilgili bir şeyler çektiler lakin nedir, bilmiyorum. Asıl konu, tam o sırada yaşadıklarım. Hemşire göğsüme bir şeyler yapıştırırken ben ölümü düşünüyordum. Her kalbi ağrıyan ölecek diye bir şey yok, amacım abartmak ya da kendimi naza çekmek değildi, bilakis gün içerisinde belki defalarca yapmamız gereken &#8220;muhasebeyi&#8221; yapmaktı. Ölümle burun buruna gelince mi muhasebe yapmalı insan? .. Öncesinde muhasebe yapıp, eksiklerini tamamlayıp, hatalarını telafi etmeli. Maalesef o güne kadar uzak kalmışım bu muhasebeden. </p>
<p>Gözümün önünden geçti güzel anılarım, geçmişte kalmış olmaları acı verdi. Yaptığım hatalar gözümün önünden geçerken, göğsümün acısını unutmuştum neredeyse. Devam eden hatalarımı durdurmanın, geçmişte yaptığım hataların telafisinin zamanının gelip de geçtiğini fark etmek, daha büyük bir acı verdi. Ama mutluydum, çünkü umutluydum. Halen nefes alıyordum, halen bir şansım daha vardı. O andaki rahatsızlığım, eski bir rahatsızlığımın nüksetmesi durumu idi ve muhtemelen birkaç saat sonra dışarıda olacaktım. <a href="http://hakperest.org/2010/11/26/gecti-artik-henuz-gecmemis-olsa/">Henüz geçmemiş olsa?</a> yazımdakinden daha umutluydum. </p>
<p>İnsanı yaşatan umut derler ya, bunu bizzat tecrübe ettim. Yanımda duran arkadaşlarıma gülücük dağıtabilmek, <a href="http://ff.im/w4GZF">halimle ilgili espiriler yapabilmek</a>, nefes almakta bile zorlanırken gülmeyi göze almak.. Hepsi içimdeki umudun eseri idi. Kimden, ne umut ediyordum peki? Her şey daha güzel olacak! diye klişe bir sözün ardına sığınmıyordum elbette. Beni gören, duyan, beni benden daha iyi bilen birisi vardı. Etrafımızdaki yaramaz çocuklara -kendi çocuğumuz/yeğenimiz olsa bile- bir yere kadar tahammül edip, bir süre sonra kızan bizlerin hatalarını/yaramazlıklarını tüm annelerin şefkatinden daha fazla bir şefkatle affeden birisi vardı. Bugüne kadar O&#8217;na olan küçük/büyük itaatsizliklerimizin bir parçasını babamıza karşı yapsak ne tür tepkiler alırdık acaba, düşündük mü? </p>
<p>Anneme ya da babama naz etmek yerine, O&#8217;na sığındım. O her şeye Kadir olan, Rahmet&#8217;i kainatı kuşatan, mağfireti bol olan Rabbim&#8217;e söyledim derdimi. Acım dinmemiş olsa bile kalbim ferahladı. Fıtratımızda var bu, büyük bir güce dayanmak/sığınmak.. &#8220;Bir&#8221; olana sığındım, birileri yerine..</p>
<p><a class="a2a_button_google_plusone addtoany_special_service" data-annotation="none" data-href="http://hakperest.org/2011/01/02/gulmeyi-goze-alabilmek/"></a><a class="a2a_button_twitter_tweet addtoany_special_service" data-count="none" data-url="http://hakperest.org/2011/01/02/gulmeyi-goze-alabilmek/" data-text="Gülmeyi göze alabilmek&#8230;"></a><a class="a2a_button_facebook_like addtoany_special_service" data-href="http://hakperest.org/2011/01/02/gulmeyi-goze-alabilmek/"></a><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fhakperest.org%2F2011%2F01%2F02%2Fgulmeyi-goze-alabilmek%2F&amp;title=G%C3%BClmeyi%20g%C3%B6ze%20alabilmek%E2%80%A6" id="wpa2a_40">Paylaş / Yer imi</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakperest.org/2011/01/02/gulmeyi-goze-alabilmek/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Canınız mı yanıyor sözlerimden?</title>
		<link>http://hakperest.org/2010/05/16/caniniz-mi-yaniyor-sozlerimden/</link>
		<comments>http://hakperest.org/2010/05/16/caniniz-mi-yaniyor-sozlerimden/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 16 May 2010 15:34:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mustafa Alkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yüreğimden]]></category>
		<category><![CDATA[acımak]]></category>
		<category><![CDATA[canınız yanar sözlerimden]]></category>
		<category><![CDATA[hakperest]]></category>
		<category><![CDATA[muhalefet]]></category>
		<category><![CDATA[sağır kaplumbağa]]></category>
		<category><![CDATA[şefkat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakperest.org/?p=265</guid>
		<description><![CDATA[Paylaş / Yer imi Kalemim, günlerdir can çekişiyor. Öyle doldu ki, sanki yalvarıyor, &#8220;yaz benimle artık&#8221; dercesine. Bense, her seferinde bir mazeret üretiyorum kendimce, erteliyorum ısrarla. Niçin? Yazmaktan mı korkuyorum, yoksa yazdıklarımla birilerinin canını yakmaktan mı? Bir kişiyi dahi mutlu etmenin verdiği hazzı biliyorum, peki en az bir kişiyi mutsuz etmek, en az bir kişinin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_google_plusone addtoany_special_service" data-annotation="none" data-href="http://hakperest.org/2010/05/16/caniniz-mi-yaniyor-sozlerimden/"></a><a class="a2a_button_twitter_tweet addtoany_special_service" data-count="none" data-url="http://hakperest.org/2010/05/16/caniniz-mi-yaniyor-sozlerimden/" data-text="Canınız mı yanıyor sözlerimden?"></a><a class="a2a_button_facebook_like addtoany_special_service" data-href="http://hakperest.org/2010/05/16/caniniz-mi-yaniyor-sozlerimden/"></a><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fhakperest.org%2F2010%2F05%2F16%2Fcaniniz-mi-yaniyor-sozlerimden%2F&amp;title=Can%C4%B1n%C4%B1z%20m%C4%B1%20yan%C4%B1yor%20s%C3%B6zlerimden%3F" id="wpa2a_46">Paylaş / Yer imi</a></p><p style="float:right; margin:0 0 10px 15px; width:240px;">
		<img src="http://hakperest.org/files/2010/05/caniniz-mi-yaniyor-150x150.png" width="240" />
		</p><p><a href="http://hakperest.org/files/2010/05/caniniz-mi-yaniyor.png"><img class="alignleft size-thumbnail wp-image-268" src="http://hakperest.org/files/2010/05/caniniz-mi-yaniyor-150x150.png" alt="" width="140" height="140" /></a>Kalemim, günlerdir can çekişiyor. Öyle doldu ki, sanki yalvarıyor, &#8220;yaz benimle artık&#8221; dercesine. Bense, her seferinde bir mazeret üretiyorum kendimce, erteliyorum ısrarla. Niçin? Yazmaktan mı korkuyorum, yoksa yazdıklarımla birilerinin canını yakmaktan mı? Bir kişiyi dahi mutlu etmenin verdiği hazzı biliyorum, peki en az bir kişiyi mutsuz etmek, en az bir kişinin canını yakmak nedir, biliyor musunuz? Ben bunu da biliyorum, bu yüzden biraz geride duruyorum son zamanlarda. Yaptığım davranış, &#8220;şefkat&#8221; değil, &#8220;acımak&#8221;. Yani birilerine acıyorum ama gelecekte daha büyük acılar çekeceklerini düşünerek, şimdiden bir parça canlarını yakıp, uyanmalarını sağlamak daha güzel değil mi? Şefkatin gerektirdiği de bu değil mi? Doktor, hastasının vücuduna neşter vurmaya kıyamayıp, ameliyatı gerçekleştirmezse, hasta bundan mutlu mu olur?<br />
<span id="more-265"></span><br />
Bahsettiğim &#8220;birileri&#8221;, hastalıklarının da farkında olmayan kişiler. Hal böyle olunca, canlarını yaktığımda &#8220;kötü adam&#8221; oluyorum, &#8220;itham&#8221;lara maruz kalıyorum. Niyetimden emin olduğumdan dolayı geri adım atmıyorum. Birçokları çok şeyler diyorlar lakin &#8220;sağır kaplumbağa&#8221; misali cevapsız bırakıyorum söylenenleri. Yine bazıları &#8220;sükut, ikrardan gelir&#8221; kaidesini hatırlatıp, ithamları kabul ettiğimi sanıyorlar lakin &#8220;cevab-ul ahmak-is sükût&#8221; düsturunu uyguluyor olabileceğimi akıllarına getirmiyorlar. Zaten davranışlarımı anlayacak kadar akîl olsalar, cevapsız bırakacağım sözleri olmaz.</p>
<p>Sevdim mi yürekten severim, gerektiğinde canımı veririm. Varsa bir yanlış, düzelmesi için gerekiyorsa can da yakarım. Benim sevdam böyledir. Beni seven, sevgime muhatap olan, bunları böyle bilsin.</p>
<p>Açık sözlüyüm, muhalefetim. Beni bir çoğunuz böyle bilir. Eksik bildiğiniz yönüm, &#8220;hakperest&#8221; olma gayretim olabilir. Kişisel çıkarlarıma uygun olan tarafta değil, haktan yana olurum. Muhalefet olurum, köstek için değil daha iyisi için. Açık sözlüyüm, her şeyi baştan bilmek/bildirmek isterim, beklentiler karşısında hayal kırıklığına uğramak ya da uğratmak istemem. İsterim ki, siz de bana karşı da açık sözlü olun, eleştirin. Her zaman, &#8220;iyisin, mükemmelsin&#8221; sözleri memnun etmez insanı. Hatalarını görebilmek de mutlu eder, erdem sahibi insanı.</p>
<p>Canınız mı yanıyor sözlerimden? Bilin ki seviyorum sizi ya da kötü ihtimal, benim için değerlisiniz.</p>
<p>Erdem sahibi olabilmek umuduyla.</p>
<p><a class="a2a_button_google_plusone addtoany_special_service" data-annotation="none" data-href="http://hakperest.org/2010/05/16/caniniz-mi-yaniyor-sozlerimden/"></a><a class="a2a_button_twitter_tweet addtoany_special_service" data-count="none" data-url="http://hakperest.org/2010/05/16/caniniz-mi-yaniyor-sozlerimden/" data-text="Canınız mı yanıyor sözlerimden?"></a><a class="a2a_button_facebook_like addtoany_special_service" data-href="http://hakperest.org/2010/05/16/caniniz-mi-yaniyor-sozlerimden/"></a><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fhakperest.org%2F2010%2F05%2F16%2Fcaniniz-mi-yaniyor-sozlerimden%2F&amp;title=Can%C4%B1n%C4%B1z%20m%C4%B1%20yan%C4%B1yor%20s%C3%B6zlerimden%3F" id="wpa2a_48">Paylaş / Yer imi</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakperest.org/2010/05/16/caniniz-mi-yaniyor-sozlerimden/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Inspired &#124; Severek ayrılanlar (2)</title>
		<link>http://hakperest.org/2010/05/03/inspired-severek-ayrilanlar-2/</link>
		<comments>http://hakperest.org/2010/05/03/inspired-severek-ayrilanlar-2/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 May 2010 08:54:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mustafa Alkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yüreğimden]]></category>
		<category><![CDATA[bürokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[inspired]]></category>
		<category><![CDATA[istifa]]></category>
		<category><![CDATA[sentezhaber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakperest.org/?p=152</guid>
		<description><![CDATA[Paylaş / Yer imi İstanbul’a, Yeni Asya Gazetesi bünyesindeki SentezHaber‘de çalışmak üzere gelmiştim. Bu geliş, öyle sıradan bir geliş değildi, gemilerimi yakmıştım. Bir süre burada çalıştıktan SentezHaber‘de devam edemeyeceğimi anlayıp, ayrıldım. Okulu bırakma sebeplerimden birisi olan “bürokrasi”, maalesef iş hayatında da karşıma çıkıyor, beni köşeye sıkıştırıyordu. Sevmiyordum ben bürokrasiyi, sevmeyeceğim de. Ocak ayı itibariyle Inspired [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_google_plusone addtoany_special_service" data-annotation="none" data-href="http://hakperest.org/2010/05/03/inspired-severek-ayrilanlar-2/"></a><a class="a2a_button_twitter_tweet addtoany_special_service" data-count="none" data-url="http://hakperest.org/2010/05/03/inspired-severek-ayrilanlar-2/" data-text="Inspired | Severek ayrılanlar (2)"></a><a class="a2a_button_facebook_like addtoany_special_service" data-href="http://hakperest.org/2010/05/03/inspired-severek-ayrilanlar-2/"></a><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fhakperest.org%2F2010%2F05%2F03%2Finspired-severek-ayrilanlar-2%2F&amp;title=Inspired%20%7C%20Severek%20ayr%C4%B1lanlar%20%282%29" id="wpa2a_54">Paylaş / Yer imi</a></p><p style="float:right; margin:0 0 10px 15px; width:240px;">
		<img src="http://hakperest.org/files/2010/05/inspired1.png" width="240" />
		</p><p><a href="http://hakperest.org/files/2010/05/inspired1.png"><img class="size-full wp-image-212 alignleft" src="http://hakperest.org/files/2010/05/inspired1.png" alt="Kırmızı Fikirler" width="140" height="140" /></a></p>
<p>İstanbul’a, Yeni Asya Gazetesi bünyesindeki SentezHaber‘de çalışmak üzere gelmiştim. Bu geliş, öyle sıradan bir geliş değildi, gemilerimi yakmıştım. Bir süre burada çalıştıktan SentezHaber‘de devam edemeyeceğimi anlayıp, ayrıldım. Okulu bırakma sebeplerimden birisi olan “bürokrasi”, maalesef iş hayatında da karşıma çıkıyor, beni köşeye sıkıştırıyordu. Sevmiyordum ben bürokrasiyi, sevmeyeceğim de.</p>
<p>Ocak ayı itibariyle Inspired firmasında çalışmaya başladım. HP Türkiye’nin ajansı olarak geçiyorlar. Pozisyonum, “promoter” yani Satış Danışmanı idi. Forum İstanbul’da Satürn mağazasında HP Satış Danışmanı olarak işe başladım. Birçok alanda satış/pazarlama işinde bulunmuştum lakin teknoloji mağazasındaki ilk işimdi. “Promoter” kavramını da henüz yeni duymuştum. Inspired tarafından verilen eğitim sonrası bir hayli gaza gelmiş, “en iyi olma” prensibimi hayata geçirme adına başlamıştım yeni işime. Rakip marka promoterleri, “farklı” birisiyle karşılaştıklarını anlamışlar, oldukça şaşırmışlar ve gardlarını almışlardı. Bense, henüz sistemi bilmediğimden dolayı hem hızlı gitmek isterken, tedbiri de elden bırakmamak adına büyük çaba sarf ediyordum. Sistemi anlamaya çalışmak adına soruyor, sorguluyordum.<br />
<span id="more-152"></span><br />
Kabına sığ(a)mayan ben, yeni projeler üretmekten kendimi alamıyordum. Başka alanlarda projeler geliştirmeye çalıştığım gibi, çalıştığım işi de geliştirmeye, bir basamak atlamaya çalışıyordum. Her şey, dışarıdan göründüğü gibi olmuyor elbette. Taleplerim karşısında verilen/verilmeyen tepkiler, verimimi düşürüyordu. Verilen ya da verilmeyen tepkilere birçok zaman kızıyordum ama atladığım nokta, “empati” idi. Kimi zaman “empati” kursam da zaman zaman anlayamıyordum karşı tarafı.</p>
<p>Ben bu “bürokrasi” yüzünden üniversitesini bırakmış birisiydim, tahammül edemiyorum “bürokrasi”ye işte…</p>
<p>İki gün önce yazdığım bir mail sonucu işimden ayrılma sürecine girmiş bulunmaktayım. Yazdığım iki sayfalık maile cevaben “Görünen şu ki, biz seni tatmin edemeyecegiz.” ifadesinin bulunduğu, istifamın kabul edildiğini ihtiva eden bir mail geldi. Maili okuduğumda karşı tarafı “yine” anlamamıştım. Bugün maili gönderen Levent Bey’e telefon açtım, “işten ayrılmadan 15 gün önce bildirme” yasal sürecine dahil olmak istediğimi ilettim. Kısa bir diyaloğumuz oldu lakin durumu daha iyi anladım. Levent Bey’in o olgun konuşması, destek veren, yardımcı olmak isteyen ama elinden daha fazlası gelmeyen ifadeleri, ses tonu beni rahatlattı diyebilirim. Bu konuşma olmasaydı, “kızgın” olarak ayrılacaktım belki de, ama şimdi “yine” “severek ayrılıyorum.”</p>
<p>Levent Bey’in söylediği bir cümle ise, geleceğimle ilgili fikir verdi. “O akıcı üslubunla yazdığın hoş mailini arkadaşlarıma da okuttum” benzeri bir ifade kullandı. “Akıcı üslup, sıkmayan yazılar, ..” gibi ifadeleri ilk defa duymuyordum, kalemime atfen söylenen bu sözler, ilerleyen zamanlarda “kalem”e de önem vermem gerektiğini vurguluyordu sanki.</p>
<p>Mevlâna Celaleddin Rumi’nin bir sözü aklıma geliyor, “Hamdım, piştim, yandım.” Ben de hamdım, pişiyorum… “Her son bir başlangıçtır.” klasik ama gerçekliği tartışılmayacak bu sözü hatırlayarak, bulunduğum deryada yeni limanlara doğru açıyorum yelkenimi, umut rüzgarlarımla.</p>
<p>Mustafa ALKAN ~ 13.46</p>
<p><a class="a2a_button_google_plusone addtoany_special_service" data-annotation="none" data-href="http://hakperest.org/2010/05/03/inspired-severek-ayrilanlar-2/"></a><a class="a2a_button_twitter_tweet addtoany_special_service" data-count="none" data-url="http://hakperest.org/2010/05/03/inspired-severek-ayrilanlar-2/" data-text="Inspired | Severek ayrılanlar (2)"></a><a class="a2a_button_facebook_like addtoany_special_service" data-href="http://hakperest.org/2010/05/03/inspired-severek-ayrilanlar-2/"></a><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fhakperest.org%2F2010%2F05%2F03%2Finspired-severek-ayrilanlar-2%2F&amp;title=Inspired%20%7C%20Severek%20ayr%C4%B1lanlar%20%282%29" id="wpa2a_56">Paylaş / Yer imi</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakperest.org/2010/05/03/inspired-severek-ayrilanlar-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>“Çok bilmiş Mustafa” geliyor…</title>
		<link>http://hakperest.org/2010/04/08/cok-bilmis-mustafa-geliyor/</link>
		<comments>http://hakperest.org/2010/04/08/cok-bilmis-mustafa-geliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Apr 2010 18:49:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mustafa Alkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yüreğimden]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakperest.org/2010/04/08/cok-bilmis-mustafa-geliyor/</guid>
		<description><![CDATA[Paylaş / Yer imi Bloguma aktif olarak yazmıyordum, yalnızca &#8220;çok beğendiğim&#8221; yazılardan alıntılar ya da kendi yazdığım bazı yazıları yayınlıyordum. Uzunca bir süredir &#8220;aktif blogger&#8221; olma isteğime doğru ilk adımımı atıyorum. Kimi zaman yaptığım yorumlara karşılık &#8220;çok bilmiş&#8221; yaftasıyla karşılaşıyor, bundan kısmen rahatsız oluyordum. Niçin &#8220;kısmen&#8221; dedim, çünkü niyetim &#8220;çok bilmişlik&#8221; değil, niyetim bu olmadığından [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_google_plusone addtoany_special_service" data-annotation="none" data-href="http://hakperest.org/2010/04/08/cok-bilmis-mustafa-geliyor/"></a><a class="a2a_button_twitter_tweet addtoany_special_service" data-count="none" data-url="http://hakperest.org/2010/04/08/cok-bilmis-mustafa-geliyor/" data-text="“Çok bilmiş Mustafa” geliyor…"></a><a class="a2a_button_facebook_like addtoany_special_service" data-href="http://hakperest.org/2010/04/08/cok-bilmis-mustafa-geliyor/"></a><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fhakperest.org%2F2010%2F04%2F08%2Fcok-bilmis-mustafa-geliyor%2F&amp;title=%E2%80%9C%C3%87ok%20bilmi%C5%9F%20Mustafa%E2%80%9D%20geliyor%E2%80%A6" id="wpa2a_62">Paylaş / Yer imi</a></p><p style="float:right; margin:0 0 10px 15px; width:240px;">
		<img src="http://hakperest.org/files/2010/04/cok-bilmis.png" width="240" />
		</p><p><a href="http://hakperest.org/files/2010/04/cok-bilmis.png"><img src="http://hakperest.org/files/2010/04/cok-bilmis.png" alt="Çok bilmiş Mustafa" width="140" height="140" class="alignleft size-full wp-image-223" /></a><br />
Bloguma aktif olarak yazmıyordum, yalnızca &#8220;çok beğendiğim&#8221; yazılardan alıntılar ya da kendi yazdığım bazı yazıları yayınlıyordum. Uzunca bir süredir &#8220;aktif blogger&#8221; olma isteğime doğru ilk adımımı atıyorum.</p>
<p>Kimi zaman yaptığım yorumlara karşılık &#8220;çok bilmiş&#8221; yaftasıyla karşılaşıyor, bundan kısmen rahatsız oluyordum. Niçin &#8220;kısmen&#8221; dedim, çünkü niyetim &#8220;çok bilmişlik&#8221; değil, niyetim bu olmadığından dolayı vicdanım rahat oluyor lakin karşımdaki beni yanlış anladığından dolayı da rahatsız oluyorum. Dezavantajları avantaj haline çevirmek, kriz yönetimi, kendisiyle barışık olmak, .. gibi kavramlara doğru yelken açtım.</p>
<p>Severek yaptığım bir şeyden dolayı birileri bana sinir olacaksa, olsun. Kimseyi rahatsız etmek istemem, böyle bir amacım olmaz ama kendi halimde yaptığım bir şeye sinir oluyorlarsa da bu onların sorunu demektir. Bundan sonra &#8220;yorum yapma ihtiyacı hissettiğim her şeyi&#8221; bloguma konu edeceğim, yorumlayacağım, eleştireceğim. Eleştirirken, üslubumu &#8220;yapıcı eleştiri&#8221; olarak ayarlamaya çalışacağım, bir ayarsızlık fark ederseniz, siz de beni eleştirin. Eleştirin ki beni dikkate aldığınızı fark edeyim, değer verdiğinizi hissedeyim. Bir de &#8220;sizce doğru olanı&#8221; tarif ederseniz, &#8220;yapıcı eleştiriniz&#8221; tadından yenmez.</p>
<p>Şimdilik bu kadar. Hepinize çalışmalarınızda hayırlı muvaffakiyetler diliyorum.</p>
<p>Muhabbet ve dua ile&#8230;</p>
<p>Mustafa ALKAN ~ 18.42</p>
<p><a class="a2a_button_google_plusone addtoany_special_service" data-annotation="none" data-href="http://hakperest.org/2010/04/08/cok-bilmis-mustafa-geliyor/"></a><a class="a2a_button_twitter_tweet addtoany_special_service" data-count="none" data-url="http://hakperest.org/2010/04/08/cok-bilmis-mustafa-geliyor/" data-text="“Çok bilmiş Mustafa” geliyor…"></a><a class="a2a_button_facebook_like addtoany_special_service" data-href="http://hakperest.org/2010/04/08/cok-bilmis-mustafa-geliyor/"></a><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fhakperest.org%2F2010%2F04%2F08%2Fcok-bilmis-mustafa-geliyor%2F&amp;title=%E2%80%9C%C3%87ok%20bilmi%C5%9F%20Mustafa%E2%80%9D%20geliyor%E2%80%A6" id="wpa2a_64">Paylaş / Yer imi</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakperest.org/2010/04/08/cok-bilmis-mustafa-geliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SentezHaber &#124; Severek ayrılanlar&#8230;</title>
		<link>http://hakperest.org/2009/12/08/sentezhaber-severek-ayrilanlar/</link>
		<comments>http://hakperest.org/2009/12/08/sentezhaber-severek-ayrilanlar/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Dec 2009 13:30:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mustafa Alkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[DestekliYorum]]></category>
		<category><![CDATA[Yüreğimden]]></category>
		<category><![CDATA[ayrılık]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Alkan]]></category>
		<category><![CDATA[sentezhaber]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Asya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://hakperest.org/?p=68</guid>
		<description><![CDATA[Paylaş / Yer imi Geçen yıl Haziran ayı civarında İstanbul&#8217;a gelmiş, SentezHaber&#8216;in durumunu analiz etmiş, bir şeyler başlatmak istemiş lakin etkili olamamıştım. Geçen seneden bu seneye kadar görüşmeler yaptım, SentezHaber&#8216;e layık bir proje hazırlamaya çalıştım, birçok kişiden fikir aldım, projemi bıkmadan usanmadan, büyük bir aşkla/şevkle birçok kişi ile paylaştım. Kimi zaman şevkim kırılır gibi olsa [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_google_plusone addtoany_special_service" data-annotation="none" data-href="http://hakperest.org/2009/12/08/sentezhaber-severek-ayrilanlar/"></a><a class="a2a_button_twitter_tweet addtoany_special_service" data-count="none" data-url="http://hakperest.org/2009/12/08/sentezhaber-severek-ayrilanlar/" data-text="SentezHaber | Severek ayrılanlar&#8230;"></a><a class="a2a_button_facebook_like addtoany_special_service" data-href="http://hakperest.org/2009/12/08/sentezhaber-severek-ayrilanlar/"></a><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fhakperest.org%2F2009%2F12%2F08%2Fsentezhaber-severek-ayrilanlar%2F&amp;title=SentezHaber%20%7C%20Severek%20ayr%C4%B1lanlar%E2%80%A6" id="wpa2a_70">Paylaş / Yer imi</a></p><p style="float:right; margin:0 0 10px 15px; width:240px;">
		<img src="http://hakperest.org/files/2009/12/sentez-haber.png" width="240" />
		</p><p><a href="http://hakperest.org/files/2009/12/sentez-haber.png"><img src="http://hakperest.org/files/2009/12/sentez-haber.png" alt="SentezHaber" width="140" height="140" class="alignleft size-full wp-image-230" /></a><br />
Geçen yıl Haziran ayı civarında İstanbul&#8217;a gelmiş, <a href="http://sentezhaber.com/">SentezHaber</a>&#8216;in durumunu analiz etmiş, bir şeyler başlatmak istemiş lakin etkili olamamıştım. Geçen seneden bu seneye kadar görüşmeler yaptım, <a href="http://sentezhaber.com/">SentezHaber</a>&#8216;e layık bir proje hazırlamaya çalıştım, birçok kişiden fikir aldım, projemi bıkmadan usanmadan, büyük bir aşkla/şevkle birçok kişi ile paylaştım. Kimi zaman şevkim kırılır gibi olsa da umudumu yitirmedim. Bu sene -2009- Haziran ayında gelen bir telefon ile umutlarım iyice yeşerdi. Gelen telefon, beni İstanbul&#8217;a davet ediyordu. Çok mutlu olmuş, daha bir umutlanmıştım. Ankara&#8217;daki işlerimi tamamlayıp gelebileceğimi ilettim ve ay sonuna doğru İstanbul&#8217;a geldim. <a href="http://sentezhaber.com/">SentezHaber</a> için hazırladığım proje beğenilmişti. Projeye hemen başlamam isteniyordu. Kısıtlı imkanları elimden geldiğince verimli kullanmaya çalışarak çalışmalara başladım, büyük bir şevkle. Önemli bir detay var ki, İstanbul&#8217;a gelmeme kimse sıcak bakmıyordu. Feragat ettiğim birçok şey vardı, bir proje için değmeyeceği yönünde birçok eleştiri aldım. Ama ben kararımı vermiştim.</p>
<p><span id="more-68"></span>Çalışmalarıma, küçük de olsa bir ekip oluşturarak başladım. Ekip oluşturmaya çalışırken, projenin &#8220;hayata geçebilir&#8221; bir proje olduğuna inandırmam gerekiyordu ekip arkadaşlarımı. Zor da olsa bir nebze inandırabildiğim birkaç arkadaşımla &#8220;Bismillah&#8221; dedik. Yaklaşık 3-4 yıl gibi bir süre önce açılmış olan <a href="http://sentezhaber.com/">SentezHaber</a>, hızlı başlamış ama başladığı kadar hızlı ilerleyememiş ve durma noktasına gelmişti. Üzerinde birçok kişinin emeği vardı lakin 3 elif misali omuz omuza vermeyince toplamda 3 kıymetini alıp, 111 kıymetinden çok gerilerde kalmıştı. Belki az kişiydik lakin omuz omuza verip 1111&#8242;lere ve daha fazlasına ulaşmaya çalışacaktık.</p>
<p>Bir ay kadar projemiz üzerinde çalıştık ve &#8220;deneme süreci&#8221;ni atlattım nihayet. Artık resmî olarak işe başlıyordum. İşe resmî olarak yalnızca ben başlıyordum, ekip arkadaşlarım gönüllü olarak benimle birlikte idiler. Zamanla onlar da ekibin bir parçası hükmüne geçtiklerinde kuruma bağlı hale geleceklerdi. İktidar partilerinde de olduğu gibi, en etkili adımlarımız ilk birkaç ay içerisinde gerçekleşti. Yeni arayüz, yeni haber kaynakları, ekip arkadaşlarımıza tahsis edilen 3G cihazları, &#8230;</p>
<p><a href="http://sentezhaber.com/">SentezHaber</a>&#8216;deki görevim, Genel Yayın Yönetmeni ve Koordinatörü olarak belirlendi. Verilmiş olan bu sıfatı layıkıyla taşımak için çalışmalarıma ivme kazandırdım. &#8220;Günü kurtarmak değil geleceğe yatırım yaparak, emin adımlarla ilerlemek&#8221; felsefesiyle hareket ediyorduk. Dışarıdan bakıldığında yavaş ilerlediğimiz düşünülse de biz bundan rahatsız olmuyorduk, attığımız adımların sağlam olmasına dikkat ediyorduk. Gençtik, heyecanlıydık, şevkliydik&#8230; Ağır eleştiriler/ithamlar da almıyor değildik lakin bunlar da bizi olgunluğa götüren aşamalardı. Başlarda her eleştiriye karşı kendimizi savunma gereksinimi duyarken sonraları, eleştirileri değerlendirip, haklı olanlardan ders çıkarmamız gerektiğini, haksız olanları -herkes iyi niyetli olmayabilirdi ve herkes bakılması gereken pencerelerden bakmıyor olabilirdi- görmezden gelmemizin bizim açımızdan daha az yıpratıcı olacağını fark ettik. Şunu da öğrendik ki, eleştiriler, bizim el fenerimizdi. Doğru kullandığımız takdirde yolumuzu aydınlatabilecek araçlardı. Eleştiriler, olmazsa olmazdı.</p>
<p>Yaptığımız işin kalitesini, müspet hareket çerçevesinde hareket ettiğimizi, <a title="SentezHaber de listede!" href="http://sentezhaber.com/haber_detay.asp?haberID=1183">&#8220;ihbarcı subay&#8221;ın gönderdiği 292 tane internet sitesinin yer aldığı fişleme listesi</a>nde sitemizin adresini gördüğümüzde fark ettik. Fişlenme gerekçesi olarak yayın politikamız gereği bir de yafta yapıştırılmıştı: &#8220;İrticai haber sitesi&#8221;. &#8220;İrticai&#8221; kelimesinin anlamına bakarsak rahatsız olacağımız bir yafta idi lakin biz bu listede yer almış olmaktan mutluyduk. Hak bildiğimizi, müspet hareket çerçevesinde haykırmış, dik durmuş, kimseye yaranmak gibi bir amacımız olmamıştı, vicdanımız rahattı. Bu durum, &#8220;art niyetli ve demokrasiyi sindiremeyen birileri&#8221;ni rahatsız etmişti.</p>
<p>Daha bir heyecanla, şevkle yolumuza devam ediyorduk. Birçok kişi ve kurumla irtibata geçtim, birçok olumlu geri bildirim aldım. Projemiz birçoklarına göre ütopikti lakin biz, her geçen gün daha çok inanıyorduk. Hedefimize her gün biraz daha yaklaştığımızı hissediyorduk.</p>
<p>Projemizin ütopik gelmesinin başlıca sebebi, şu anda yayın yapan birçok büyük haber sitesinin var oluşuydu. Onlarla yarışamayacağımız düşünülüyordu. Bilmedikleri ya da unuttukları bir şey vardı, onlar bizim rakibimiz değillerdi ki. Biz sadece dünkü halimizi kendimize rakip görüyor, yarına daha güzel şeyler üreterek başlamaya çalışıyorduk. Diğer haber sitelerinden kimilerini kardeş, kimilerini dost, kimilerini de sadece var olan birer site olarak görüyorduk. Amacımıza hizmet ettiğimizi gördükçe mutlu oluyor, her geçen gün daha iyi hizmet edebilme umudu ve heyecanı ile başlıyorduk işimize.</p>
<p>Şaban Döğen ağabeyimizin vefat haberini yayınladıktan bir süre sonra Haber7&#8242;de, sitemiz kaynak gösterilerek yayınlanan haber neticesinde, <a href="http://sentezhaber.com/">SentezHaber</a>&#8216;in, Yeni Asya Gazetesi&#8217;nin resmî haber sitesi olarak tanındığımızı fark ettik. Bu bizi hem sevindirmiş hem üzmüştü. Üzülme sebebimiz, Şaban Ağabey&#8217;imizin aramızda olmayışı ve onun gidişiyle ilgili haberin buna vesile olması idi.</p>
<p>Sitemizin istatistiklerine baktığımızda, ziyaret yüzdesi, gün geçtikçe artıyor, bizi de mutlu ediyordu. Eksiklerimiz çoktu, kısıtlı imkanlarla elimizden geleni yapmaya çalışıyorduk. Bu çalışmalarımız maalesef yeterli gelmemiş olacak ki bayramdan 2 gün önce işten çıktığımı öğrendim. İlk başta bir şok yaşamış ve hissî hareket etme eğilimine girmiş olsam da kendimi frenledim.</p>
<p>Bayram için Ankara&#8217;ya gitmiştim, döndüğümde detayları konuştuk ve <strong>karşılıklı arz talep </strong>meselesinde ve <strong>iletişimde</strong> eksiklerimiz olduğunu gördük. Sizler de bilirsiniz ki işletmelerde kararlar alınır ve uygulanır, değiştirilemez ya da kararların geri dönüşü olmaz. Ancak özür bildirimi olur ve anlayış talep edilir. Biz de medenî bir şekilde konuştuk, kurumdan resmî olarak ayrılmış oldum.</p>
<p><a href="http://sentezhaber.com/">SentezHaber</a>&#8216;den resmî olarak ayrılmış bulunmaktayım lakin gönüllü olarak destek vermeye devam edeceğim. &#8220;Ortak amaçlar insanları buluşturur.&#8221; gibi bir söz hatırlıyorum. Benim amacıma hizmet eden bir sitenin daha iyiye gitmesini elbette isterim, sitede görevli olsam da olmasam da. Kurumdan dostça ayrılmış olmak güzeldi. Çalışma arkadaşlarımla -hepsi benden büyük değerli ağabeylerim- vedalaştım, helallik diledim. Birlikte çalışmaktan mutlu olduklarını, ayrılmış olmamdan dolayı müteessir olduklarını hem dil hem de yüreklerinden yüzlerine yansıyan o acı tebessümle ifade ettiler.</p>
<p>İstanbul&#8217;a gelmeme ve bu işe başlamama sıcak bakmayan ailem ve çevrem, &#8220;biz demiştik&#8221; ifadelerini hazırlamışlardı belki de lakin ben pişman değildim. Bugün olsa yine aynı kararı vereceğimden hiç şüphem yok. Buraya geldim, elimden geleni yaptım ve vicdanım rahat bir şekilde ayrıldım. Ben bir kıvılcımdım, bir yangının çıkmasına vesile olmaya çalıştım. Geriye dönüp baktığımda, çıkan yangında kısmen de olsa payım olduğunu görüyor, mutlu oluyorum. Bu yangın menfî değil müspet bir yangın elbette. Haksızlığa karşı dik duran, cesur, gücünü Hak&#8217;tan alan bir yangın&#8230;</p>
<p>Vedalar hüzünlü oluyor elbette. &#8220;Severek ayrılanlar bilirler ayrılığı&#8221; diyordu Ayna. Böyle işte, ben de severek ayrıldım. Ama biliyorum ki &#8220;Her son bir başlangıçtır.&#8221; ve hayırlısı böyle imiş.</p>
<p>Benden sonra bu görevi devam ettirecek olan Yeni Asya Bilgi İşlem Merkezi&#8217;ndeki arkadaşlara, yeni görevlerinde muvaffakiyetler diliyorum, her daim yanlarında olmaya gayret göstereceğimi tekrar ile dile getiriyorum.</p>
<p>Ek: Ankara&#8217;dan ayrılırken gemileri yakmıştım, geri döneceğimi düşünenler varsa dönmeyeceğimi bilmelerini isterim. Kuş yuvadan uçtu, artık kendi yuvasını kuracak inşallah.</p>
<p>Mustafa ALKAN</p>
<p><a class="a2a_button_google_plusone addtoany_special_service" data-annotation="none" data-href="http://hakperest.org/2009/12/08/sentezhaber-severek-ayrilanlar/"></a><a class="a2a_button_twitter_tweet addtoany_special_service" data-count="none" data-url="http://hakperest.org/2009/12/08/sentezhaber-severek-ayrilanlar/" data-text="SentezHaber | Severek ayrılanlar&#8230;"></a><a class="a2a_button_facebook_like addtoany_special_service" data-href="http://hakperest.org/2009/12/08/sentezhaber-severek-ayrilanlar/"></a><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fhakperest.org%2F2009%2F12%2F08%2Fsentezhaber-severek-ayrilanlar%2F&amp;title=SentezHaber%20%7C%20Severek%20ayr%C4%B1lanlar%E2%80%A6" id="wpa2a_72">Paylaş / Yer imi</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakperest.org/2009/12/08/sentezhaber-severek-ayrilanlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>7</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tokalaşmak üzerine &#124; Çok mu gericiyim ben?</title>
		<link>http://hakperest.org/2009/10/23/tokalasmak-uzerine-cok-mu-gericiyim-ben/</link>
		<comments>http://hakperest.org/2009/10/23/tokalasmak-uzerine-cok-mu-gericiyim-ben/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 23 Oct 2009 13:19:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Mustafa Alkan</dc:creator>
				<category><![CDATA[EleştiriYorum]]></category>
		<category><![CDATA[YorumluYorum]]></category>
		<category><![CDATA[Yüreğimden]]></category>
		<category><![CDATA[aşk]]></category>
		<category><![CDATA[bayanlar]]></category>
		<category><![CDATA[değer]]></category>
		<category><![CDATA[elmas]]></category>
		<category><![CDATA[featured]]></category>
		<category><![CDATA[gerici]]></category>
		<category><![CDATA[muhabbet]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[tokalaşmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ma.hakperest.org/?p=56</guid>
		<description><![CDATA[Paylaş / Yer imi Birkaç yıl önce aldığım kesin ve net bir karar sonucunda bayanlarla tokalaşmamaya başladım. Zaten bir süreye kadar küçüktüm, biraz büyüdükten sonra benzer bir karar vermiştim ama kararlı ol(a)mamıştım ama bu kararım daha kesin ve net oldu. Peki niçin böyle bir karar? Evlenmek istediğim kişiyi düşünüyorum da, hiçbir erkek ile tokalaşmamış olmasını [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a class="a2a_button_google_plusone addtoany_special_service" data-annotation="none" data-href="http://hakperest.org/2009/10/23/tokalasmak-uzerine-cok-mu-gericiyim-ben/"></a><a class="a2a_button_twitter_tweet addtoany_special_service" data-count="none" data-url="http://hakperest.org/2009/10/23/tokalasmak-uzerine-cok-mu-gericiyim-ben/" data-text="Tokalaşmak üzerine | Çok mu gericiyim ben?"></a><a class="a2a_button_facebook_like addtoany_special_service" data-href="http://hakperest.org/2009/10/23/tokalasmak-uzerine-cok-mu-gericiyim-ben/"></a><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fhakperest.org%2F2009%2F10%2F23%2Ftokalasmak-uzerine-cok-mu-gericiyim-ben%2F&amp;title=Tokala%C5%9Fmak%20%C3%BCzerine%20%7C%20%C3%87ok%20mu%20gericiyim%20ben%3F" id="wpa2a_78">Paylaş / Yer imi</a></p><p style="float:right; margin:0 0 10px 15px; width:240px;">
		<img src="http://hakperest.org/files/2009/10/tokalasmak.png" width="240" />
		</p><p><a href="http://hakperest.org/files/2009/10/tokalasmak.png"><img src="http://hakperest.org/files/2009/10/tokalasmak.png" alt="" width="140" height="140" class="alignleft size-full wp-image-240" /></a>Birkaç yıl önce aldığım kesin ve net bir karar sonucunda bayanlarla tokalaşmamaya başladım. Zaten bir süreye kadar küçüktüm, biraz büyüdükten sonra benzer bir karar vermiştim ama kararlı ol(a)mamıştım ama bu kararım daha kesin ve net oldu. Peki niçin böyle bir karar? Evlenmek istediğim kişiyi düşünüyorum da, hiçbir erkek ile tokalaşmamış olmasını diliyorum içimden. Kıskançlık diyebilirsiniz ama bu hepimizin fıtratında var aslında. Yaşı hayli büyük, eşinin başı açık olan bir erkek sanatçının dilinden, &#8220;eşimin saçlarını yalnızca ben görmüş olmayı çok isterdim&#8221; gibi bir ifade dökülmüştü. Bu sözler onun yetiştirilme tarzı ya da dini görüşlerinden değil yaratılışından gelen bir arzunun dışarı yansımasıydı. Peki böyle bir isteğim varken onun da böyle bir isteği olma ihtimalini niçin düşünmeyeyim? &#8220;Erkek altındır, kadın gümüş. Erkek ne halt -afedersiniz- ederse etsin, bir şey olmaz, kadın bir şey yaparsa kararır.&#8221; gibi bir mantık ne kadar doğrudur? Ben ne istiyorsam, benzer şeylerin benden de istenebileceğini düşünerek, benimle birlikte olacak kişiye layık olma gayretiyle yaşamayı tercih ediyorum.<br />
<span id="more-56"></span><br />
Elmas, dünyadaki en değerli maddelerden bir tanesidir. Genel olarak değerli maddeleri düşündüğümüzde en kuytu yerlerde saklanırlar. Topkapı Sarayı&#8217;nda bulunan &#8220;Kaşıkçı Elmas&#8221;ının fotoğrafını bile çekemezsiniz, niçin? Çünkü fotoğraf çekimi esnasında elmasa giden ışınlar ona zarar verebilir, değerini yitirebilir. Siz bayanlar başta olmak üzere hepimiz değerli birer maddeyiz aslında, -ki siz bayanlar, çok daha narin ve estetik bir fıtrata sahipsiniz- ne kadar çok farklı bakış ve farklı dokunuş olursa o kadar değerimizi yitiriyoruz. Yine bir örnek vermek gerekirse, beynimiz, en değerli varlığımız ve en iyi korunan organımız. Demek ki değerli olan şeyler korunmalı ve korunmaya muhtaçtır. Korunmak tutsaklık değil değerli kalabilmek için tedbirdir.</p>
<p>Öyle ki, evlendiğim kişinin gözlerinin içine baktığımda bile bir heyecan hissetmeliyim, elini tuttuğumda yüreğim yerinden fırlayacak gibi çarpmalı, sarıldığımda vücudum ateşler içinde yanmalı&#8230; &#8220;Ne biçim erkeksin sen?&#8221; diyenleriniz mi var, diyebilirsiniz, sizin görüşünüz, saygı duyarım ama ben, gerçekten aşkı yaşamak istiyorum. Çok mu şey istiyorum? Ferhat değil miydi yalnızca aşkı için dağları delen, Mecnun değil miydi aşkı için çölleri aşan?.. Vazgeçemezler miydi, yok muydu &#8220;daha güzel&#8221;?</p>
<p>Aşk, her çiçekten biraz bal almak değil bir çiçekle bir ömür geçirmektir, iyi gününde, kötü gününde&#8230; Gül ise dikenine razı olmaktır, istiyorsa kırmızı olmak, kanını vermektir, bülbül gibi&#8230;</p>
<p>Niçin yaşlanmak istemeyiz, çünkü bize olan ilgi/sevgi yaşımızla ters orantılı olarak azalıyor diye düşünmekteyiz. Eğer sadakat, evlenmeden önce başlarsa, ömür boyu devam ederse, sevgi/ilgi hiç bitmez. Sevgi, sadece suret güzelliğine olmaz da sîret güzelliği ile birleşirse, yaşlılık &#8220;asla istenilmeyen bir şey&#8221; durumundan çıkar böylece ve ömür boyu devam eder. Örnek mi, kendi dedem ve anneannem&#8230; Dedem vefat etti 88&#8242;li yaşlarda, anneannem de yakın bir yaşta. Aradan 4-5 yıl geçmesine rağmen sevgisi/saygısı bir tomurcuk gibi, taptaze&#8230;</p>
<p>Peki başka gerekçem yok mu tokalaşmamak için? Var tabi. İnancım gereği de böyle davranmak durumundayım, inancım fıtratıma uygun bir davranış belirlemiş, niye fıtratıma ve inancıma aykırı bir davranışta bulunayım? Prensipli birisi olmaya gayret ediyorum ve prensiplerimin arasında da bu davranış bulunmakta.</p>
<p>Bu yazıyı niçin kaleme aldım? Ola ki bir gün karşılaşırsak ve elinizi uzattığınızda -bayanlardan bahsediyorum- karşılık verip tokalaşmazsam eliniz havada kalıp da bozulmayasınız diye söylüyorum. Sadece şahsınıza münhasır bir durum olmadığını, prensibim gereği böyle davrandığımı belirtene kadar bir süre geçiyor ve siz kırılmış oluyorsunuz. Eh, hani derler ya, &#8220;dal rüzgarı affetse de kırılmıştır bir kere&#8221;&#8230; Sizi kırmamak ve kendimi de baskı altında hissetmemek adına buradan haber veriyorum. :)</p>
<p>İnsanları görü(nü)şleriyle değerlendirip, ön yargılı davranmam. Mutlaka bir ortak nokta bulup muhabbet etmeyi, iletişim kurmayı severim, bu da ek bilgi olsun. :)</p>
<p><a class="a2a_button_google_plusone addtoany_special_service" data-annotation="none" data-href="http://hakperest.org/2009/10/23/tokalasmak-uzerine-cok-mu-gericiyim-ben/"></a><a class="a2a_button_twitter_tweet addtoany_special_service" data-count="none" data-url="http://hakperest.org/2009/10/23/tokalasmak-uzerine-cok-mu-gericiyim-ben/" data-text="Tokalaşmak üzerine | Çok mu gericiyim ben?"></a><a class="a2a_button_facebook_like addtoany_special_service" data-href="http://hakperest.org/2009/10/23/tokalasmak-uzerine-cok-mu-gericiyim-ben/"></a><a class="a2a_dd a2a_target addtoany_share_save" href="http://www.addtoany.com/share_save#url=http%3A%2F%2Fhakperest.org%2F2009%2F10%2F23%2Ftokalasmak-uzerine-cok-mu-gericiyim-ben%2F&amp;title=Tokala%C5%9Fmak%20%C3%BCzerine%20%7C%20%C3%87ok%20mu%20gericiyim%20ben%3F" id="wpa2a_80">Paylaş / Yer imi</a></p>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://hakperest.org/2009/10/23/tokalasmak-uzerine-cok-mu-gericiyim-ben/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

