Archive | Projeler RSS feed for this section

Yerli Projeler Niçin Destek Görmüyor?

Birçok girişimcinin ya da girişimci adaylarının sıkça sitem/şikayet ettiği konu, projelerine, kendi insanlarından destek gelmemesi oluyor. Şikayet edilen konu gerçek, peki ya gerekçesi? Yerli projeler niçin destek görmüyor?

Şimdiye kadarki gözlemlerime göre fark ettiğim birkaç tespitimi paylaşayım.

Proje deyince çağrışım yapan ifadelerden birisi “hedef kitle” olur. Projenizi, hedef kitlenizin ihtiyaçlarına, olası taleplerine göre ya da hedef kitlenize ihtiyaç hissettirebileceğiniz şekilde hazırlarsınız. Hedef kitle, size gelir getirecek kitledir, onların memnuniyeti üst düzeyde olmalıdır. Projenin ilk aşamasında çıkabilecek aksaklıklar, hedef kitlenizi sizden soğutabilir. Bu yüzden, sizi hedef kitlenize ulaştıracak bir “çekirdek kitle” olmalıdır.

“Çekirdek kitle”nin en temel özelliği samimiyettir ve siz ukalalık yapmadığınız sürece sizi sahiplenmesi, sizin marka elçiliğinizi yapmasıdır. Çekirdek kitlenizi küstürdüğünüz anda hedef kitlenize ulaşabilmek için ekstra enerji ve maliyet harcayacak, daha fazla yıpranacaksınız demektir. Çekirdek kitleniz, kısıtlı sayıda kişiler, belli gruplar olabilir. Onların görüşlerine değer verdiğiniz için ilk kullanımı onlara açarsınız, onların destekleriyle yeni aşamalara doğru ilerlersiniz. İletişimi üst düzeyde tutabileceğiniz bir çekirdek kitleniz olmalı, bunun için ortak kültür ve dil tercihi önem arz ediyor.

Bundan sonrasını maddeler halinde yazayım.

- Global ölçekli bir proje olması hayaliyle İngilizce olarak açılan projeler, yerli kullanıcıları dışlamasıyla çekirdek kitlesini küstürerek yola çıkıyor. 5, 50, 500 kullanıcı gibi test aşamaları olmadan global ölçekli bir proje nasıl ayakta kalabilir? Ki, 5bin kullanıcı test etmiş olup hiçbirisi geri bildirim yapmadıysa, üzgünüm ki o projenin de sonu iyi gözükmüyor. Önemli örnek Facebook olacaktır, üniversite maili ile getirdikleri sınırlama sayesinde adım adım büyüme gerçekleşti ve her adımda aldıkları geri bildirimler, geniş hedef kitleye sunulan üründe hata payını en aza indirmiş oldu.

- PR kavramında ipin ucu kaçırılıyor. “Google’ye rakip!”, “Google satın alıyor” gibi ifadelerle basın bildirisi yayınlayan projeler, işin aslını bilen destekçilerini bir anda kaybediyorlar. Bu destekçiler yani “çekirdek kitle”nin kaybedilmiş olması projelere çok pahalıya mâl oluyor. Ayrıca, büyük beklentilerle gelen yeni kullanıcılar, bir süre PR’nin gazıyla devam ediyor ama bir süre sonra sıkılıp ayrılıyorlar ya da baştan hayal kırıklığı ile gidiyorlar. Olumsuz örnekler aklımda ama projelerin isimlerini dillendirip, proje sahiplerini rencide etmek istemiyorum ama maalesef güzelim projeler heba oldu diyebilirim.

- “Veri saklama” barındıran projelerin güvenilirliği yitirilmiş durumda. Önceden yaşanan mağduriyetler, kullanıcıların yeni heyecanlara kapılmasını engelliyor, ön yargılı yaklaşılıyor. Bu konuda tersine bir örnek vermek isterim. Şu anda http://lettoblog.com ile yollarına devam eden arkadaşlar, önceki fesh ettiği projelerde hiçbir kullanıcıyı mağdur etmediklerini, bilgilerini/verilerini talep eden kullanıcılara, veri tabanından direkt olarak aktarım yapıldığını ifade ettiler, arkadaşları tebrik ettim.

- Bir de kullanıcıların “mükemmeliyetçiliği” var ki, temel sorunlardan birisi. Bir şey yapılacaksa mükemmel olmalı, değilse niye yapılıyor? zihniyeti, sadece projelere değil ülkemize ve dolaylı yoldan insanlığa zararlı bir durum. Bu tür kullanıcılardan mümkün olduğunca uzak durmak en güzeli. :)

- “Klon proje” yaftası zaten moda eleştirimiz. Eğer bir model yurt dışında var ve bir kişi/grup/şirket bu modeli Türkiye’ye uyarlamaya çalışıyorsa, proje klonlamaktan da öte, fikri çalıyorlar(!). Çalınmış(!) bir fikre sahip projeyi niye destekleyelim ki?

Düşünülmesi gereken şey, yurt dışında tutmuş bir model varsa, ülkemize uyarlaması mantıklıdır. Çünkü projeler, temelde ihtiyaçların karşılanması üzerine kurulur. Yurt dışında giderilen bir ihtiyaç, ülkemizde de olabilir ve giderilmesi için kültürümüze ve kullanıcı alışkanlıklarımıza göre uyarlanması gayet mantıklıdır. Klon, çalıntı fikir demek yerine cesaret edip giriştikleri için tebrik etmek, desteklemek gerekir. Misal, kimdir.com açıldığında Devrim Demirel’e tebrik maili göndermiştim.

Daha fazla maddeler sıralanabilir ama zaten fazlasıyla uzun bir yazı oldu, belki başka sefere. :)

Leave a Comment

hashtag.im Desteğini Bekliyor

Yaklaşık 2 ay önce alfa versiyon ile hayata geçen hashtag.im nedir, hangi ihtiyacı görüyor, sonraki aşamalarda neler olacak, birkaç kelam edeyim.

Projenin sunduğu kolaylık, seminer/konferans türü etkinliklerde belirlenen hashtag ile tweet atmak istediğinizde, her tweetinize hashtag ekleme ihtiyacınızı ortadan kaldırıyor.

Nasıl?

Şöyle ki; hashtag.im adresine giriyorsunuz, Twitter hesabınızla giriş yapıyorsunuz, istediğiniz hashtagi üst kutucuğa, tweetinizi alt kutucuğa yazıp, gönderiyorsunuz. Belirlemiş olduğunuz hashtag, sonraki tweetlerinize otomatik olarak ekleniyor. Toplam 3 sekmeden oluşan uygulamanın ortadaki sekmesinde mentionlarınızı ve son sekmede, belirlemiş olduğunuz hashtag ile ilgili kimler neler yazıyor, takip edebiliyorsunuz.

Tek cümle ile hashtag.im “İstediğin hashtag’i, otomatik olarak yazdığın tüm yeni tweetlerine ekleyerek gönderen servis. #hashtagim

hashtag nedir? http://bit.ly/zsGLrS

Birkaç gün önce kendi sunucusuna aldığımız projemiz, açıldığı günden bu yana olumlu/olumsuz birçok eleştiri aldı. Yapılan eleştiriler doğrultusunda senaryosu gelişti, olgunlaştı, 2. fazına geçme vakti geldi. Vakit geldi ama baktık ki benzin bitiyor, biz de konuyu size açalım dedik.

2. fazda hayata geçmesi gerekenleri sıralayacak olursak;

* Android ve iOS uygulamaları
* Web-mobil arayüz tasarımı/geliştirmesi
* Yazılımının geri bildirimlere göre geliştirilmesi

1. fazın devamı olan analiz çalışmalarımız arka planda devam ediyor. 2. fazı hayata geçirmemiz için kısa bir süremiz var. Bu konuda maddi ya da iş gücü sermayesiyle destek olabilecek arkadaşlar arıyoruz.

İletişim bilgilerim;
Sosyal ID: hkprst
GSM: 0505 9000 678
Gtalk/Mail: hakperest@hakperest.org

Leave a Comment

Girişimcilerden Girişimcilere Tecrübeler

Her ayın 2. Cumartesi günü düzenlenen Gezegen.org Etkinliği’nin 2.’sine 14 Ocak’ta katıldım. Zorlu hava şartlarına rağmen yoğun katılım olması, ortamın ısınmasına yeterli gelmedi. Manevi sıcaklık vardı ama yaşanan elektrik kesintisi nedeniyle bir hayli üşüdük. Ama buna rağmen uzunca bir süre tecrübeler paylaşıldı, sorular soruldu, tavsiyeler verildi. Aklımda kalan birkaç önemli şeyi paylaşmak istedim.

* IBM, bir projesi (hangi proje olduğunu hatırlamıyorum) hayata geçmek üzereyken neredeyse tüm ekibi işten çıkarıp, yeni çalışanlarla projeyi hayata geçirmiş. Buna gerekçe olarak, kimi insanların “starter” ruhu, kimi insanların da “exit” ruhu olması imiş. “Starter” ruhu olan kişilerle uzunca bir yol kat ettikten sonra, “exit” ruhlu insanlarla birlikte projenin ritmi yükselerek hayata geçmiş.

Her projede bu geçerli olur mu, yorum size kalmış.

* Domaincilik diye bir sektör var mı? diye bir soru dolaştı. Kayıtlı binlerce (rakam telaffuz etmiyorum, kendisi açıklasın) domaini olan Yılmaz Avcı ile Domainom isimli domain bloguyla M. Cihat Tuna aramızda olunca, güzel açıklamalar geldi.

- Böyle bir sektör var.
- Riskli.
- Vizyon ve sektör analizi önemli.
- Doğru yönetim yapılmadığı takdirde maliyetli.
- Ekip olması büyük avantaj.
- Ve dahası..

* E-ticarete henüz yeni giriş yapmış olan Tolga Güzel, MyTakı isimli Gümüş Takı üzerine olan girişiminden bahsetti. Halihazırda satış yapan bir arkadaşı ile bu girişimi yaptıklarını, böylelikle tedarikçi avantajlı olarak başladığını belirtti. İlk zamanlar sanal pos yokken, “kapıda ödeme” ve havale ile ödeme aldıklarını söyledi. Her geçen gün artan bir ivme ile büyüdüklerini sözlerine ekleyen Tolga Güzel, Mabeyn Reklam Evi‘nin de sahibi.

Yaptığım çıkarımlar;

- Sanal dışında ticaret yapan kişilerin ya da bu kişilerle ortak olan kişilerin e-ticarete girişi, tedarikçilerle anlaşma vs. süreci geçiren girişimcilere göre çok daha kolay.
- Mükemmeliyetçilik hastalığınız yoksa, Havale ve “Kapıda Ödeme” gibi ödeme seçenekleriyle ilk adımı atmalı.
- Sıfırdan kendi e-ticaret alt yapısı ile giriş yapmak, sürecin uzaması, maliyetin artması ve heyacanın/ritmin düşmesi anlamını taşıyor. Hazır paketler, çıkacağınız merdivende önemli birkaç basamağı oluşturuyor, işlerinizi kolaylaştırıyor.

* Yerli Sosyal Ağ diye tanımlanan quup hakkında konuşan İlker Aksu’nun edindiği tecrübelerden en çok dikkatimi çeken,

- “Ürününüze beta dediğinizde hakaret yiyebileceğiniz adımlar, alpha dediğinizde aferim olarak geliyor.” Yaklaşık olarak böyle bir cümle sarf etti. Birçok girişimcinin düştüğü “mükemmeliyetçilik” hatasına düşmeyip, alpha sürecinde projeyi yakın çevrenin kullanımına açtılar, eksikleri ve hatalarıyla. Aldıkları geri bildirimlerle projeyi şekillendirirken, heyecanlarında düşüklük olduğunda, samimi destekçilerin varlığıyla yollarına devam ediyorlar.

- Bir de itirafı var ki, benim için bu da önem arz ediyordu. Şimdiye kadar birçok proje üzerinde çalıştığını, bazılarını hayata geçmeye ramak kala iptal ettiğini söyledi. “Bunu (quup) ilk başta açıkladık ki, geri dönüşü olmasın” dedi gülümseyerek.

Her girişimci, çıktığı zorlu yoldan en az 1 kez de olsa geri dönme ihtimalini düşünmüştür sanırım. İlker Aksu’nun yaptığı ise, bir anlamda “gemileri yakmak” olmuş, iyi ki de yakmış o gemileri. Yeni tasarımını gördüğümde beni fazlasıyla heyecanlandıran quup‘un çok daha güzel yerlere geleceğine inanıyorum.

* Kendi projem hashtag.im‘den geçen ay söz etmiştim, bu ay bir kez daha bahsettim. Samimi ve olumlu geri bildirimlerin yanında yaptığım hatalar hakkında uyarılarda bulunan, tavsiyeler veren arkadaşlar oldu, çok memnun oldum. Henüz ismini açıklamadığım yeni projemi test yayınına aldığımı Ümit Uzun’a ifade ederken, isim babası olduğu projeden “sana bahsetmiş miydim?” gibi bir soruyla bahsetmiş olmam büyük bir gaftı. Daha zengin olmadan kendisini bu kadar hızlı unutmuş olmam, “acemi ünlü” kategorisinde yer almamı sağladı. :)

Daha çok şeyler konuşuldu. Yalnızca aklımda kalanları aktarmaya çalıştım. Dilerim istifadeye medar olur, yeni etkinliklerde görüşmek dileğiyle.

Leave a Comment

Projeye İsim Bulmak İçin Araçlar

Bir projeye isim arıyordum, anahtar 4-5 anahtar kelime yazdım, benzer kelimeleri sosyal hesaplarımdaki takipçi arkadaşlarıma sordum. Güzel tavsiyeler geldi ama en güzel iki tavsiye, tüm projeler için kullanılabilecek birer araç idi. Buraya yazayım da hem arşiv olsun, hem de daha çok kişi faydalansın istedim.

1. http://www.yazboz.com adresine girin, arama kutucuğuna ilk kelimenizi yazın, ara butonuna basın. Çıkan sonuç kelimelerin üstüne çift tıklarsanız, o kelimeyle bağlantılı yeni kelimeler oluşturuyor. Tavsiye eden: http://friendfeed.com/yunusemreyilmaz2

2. Google Sets hizmeti varmış ama kapanmış. Google, bu hizmeti Docs’un içerisinde halen kullandırıyor. Arama sonuçlarıyla da bağlantılı olması nedeniyle, sonuçlar daha çok işinize yarayabilir.

Google Dökümanlar’da E-Tablo açıyoruz, hücrelere alt alta 3-5 kelime girip hücreleri seçiyoruz. CTRL tuşuna basılı tutarak sağ alttan tutup alta doğru uzattığımızda otomatik olarak yeni önermeleri oluşturuyor. Tavsiye eden: http://friendfeed.com/erencan

Leave a Comment

Yepyeni Bir Mutluluk Tattım!

Yıllardır proje fikirleri üretir, çevremdekilerle paylaşır, hayata geçirmek için çabalardım. Çok amatör başladım, bir ajandaya projenin ana fikrini yazıp, reklam metinlerine kadar gidiyordum. Fikri o kadar büyütüyordum ki, çevremdeki herkes fikri beğense dahi uygulamaya geçme aşamasında kimseyi yanımda bulamıyordum. Çünkü proje fikirlerim, herkesin gözünde aşırı büyüyordu, bunun en büyük sorumlusu bendim.
(daha fazla…)

Leave a Comment

1 Milyon $’ım olsa ne yaparım?

Her sene rutin hale gelen, “büyük ikramiyeli piyango” çekilişi öncesinde, sokaktan geçenlerle röportaj yapılması ve bu röportaj sırasında verilen cevaplardan neredeyse hiçbirisinin akılcı bir söylem olmaması, bu yazıyı yazmama ilham oldu.

Para ile ilgili dedemin de bir sözü hiç aklımdan gitmez. Söz, birebir böyle olmasa da, anlam itibariyle; ”Para yılan gibidir, ne cepte, ne elde durması zordur. Parayı tutmak ve yönetmek sanattır.”

Neden şimdi? gibi bir soru gelebilir aklınıza, çekiliş filan da yok ki, değil mi? :) Geçenlerde bir haber, bu bu ilhamı tetikledi. Haberin detayı:

http://haber.gazetevatan.com/istegi-gercek-oldu/354517/30/Dunya

1 milyon $’ınız olsa, ne yaparsınız?

Ben bu sorunun cevabını düşündüm ve aşama aşama her şeyi yazdım. İşte aşamalar;
(daha fazla…)

Leave a Comment
Toplam 2 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.12