Girişimcilerden Girişimcilere Tecrübeler
Her ayın 2. Cumartesi günü düzenlenen Gezegen.org Etkinliği’nin 2.’sine 14 Ocak’ta katıldım. Zorlu hava şartlarına rağmen yoğun katılım olması, ortamın ısınmasına yeterli gelmedi. Manevi sıcaklık vardı ama yaşanan elektrik kesintisi nedeniyle bir hayli üşüdük. Ama buna rağmen uzunca bir süre tecrübeler paylaşıldı, sorular soruldu, tavsiyeler verildi. Aklımda kalan birkaç önemli şeyi paylaşmak istedim.
* IBM, bir projesi (hangi proje olduğunu hatırlamıyorum) hayata geçmek üzereyken neredeyse tüm ekibi işten çıkarıp, yeni çalışanlarla projeyi hayata geçirmiş. Buna gerekçe olarak, kimi insanların “starter” ruhu, kimi insanların da “exit” ruhu olması imiş. “Starter” ruhu olan kişilerle uzunca bir yol kat ettikten sonra, “exit” ruhlu insanlarla birlikte projenin ritmi yükselerek hayata geçmiş.
Her projede bu geçerli olur mu, yorum size kalmış.
* Domaincilik diye bir sektör var mı? diye bir soru dolaştı. Kayıtlı binlerce (rakam telaffuz etmiyorum, kendisi açıklasın) domaini olan Yılmaz Avcı ile Domainom isimli domain bloguyla M. Cihat Tuna aramızda olunca, güzel açıklamalar geldi.
- Böyle bir sektör var.
- Riskli.
- Vizyon ve sektör analizi önemli.
- Doğru yönetim yapılmadığı takdirde maliyetli.
- Ekip olması büyük avantaj.
- Ve dahası..
* E-ticarete henüz yeni giriş yapmış olan Tolga Güzel, MyTakı isimli Gümüş Takı üzerine olan girişiminden bahsetti. Halihazırda satış yapan bir arkadaşı ile bu girişimi yaptıklarını, böylelikle tedarikçi avantajlı olarak başladığını belirtti. İlk zamanlar sanal pos yokken, “kapıda ödeme” ve havale ile ödeme aldıklarını söyledi. Her geçen gün artan bir ivme ile büyüdüklerini sözlerine ekleyen Tolga Güzel, Mabeyn Reklam Evi‘nin de sahibi.
Yaptığım çıkarımlar;
- Sanal dışında ticaret yapan kişilerin ya da bu kişilerle ortak olan kişilerin e-ticarete girişi, tedarikçilerle anlaşma vs. süreci geçiren girişimcilere göre çok daha kolay.
- Mükemmeliyetçilik hastalığınız yoksa, Havale ve “Kapıda Ödeme” gibi ödeme seçenekleriyle ilk adımı atmalı.
- Sıfırdan kendi e-ticaret alt yapısı ile giriş yapmak, sürecin uzaması, maliyetin artması ve heyacanın/ritmin düşmesi anlamını taşıyor. Hazır paketler, çıkacağınız merdivende önemli birkaç basamağı oluşturuyor, işlerinizi kolaylaştırıyor.
* Yerli Sosyal Ağ diye tanımlanan quup hakkında konuşan İlker Aksu’nun edindiği tecrübelerden en çok dikkatimi çeken,
- “Ürününüze beta dediğinizde hakaret yiyebileceğiniz adımlar, alpha dediğinizde aferim olarak geliyor.” Yaklaşık olarak böyle bir cümle sarf etti. Birçok girişimcinin düştüğü “mükemmeliyetçilik” hatasına düşmeyip, alpha sürecinde projeyi yakın çevrenin kullanımına açtılar, eksikleri ve hatalarıyla. Aldıkları geri bildirimlerle projeyi şekillendirirken, heyecanlarında düşüklük olduğunda, samimi destekçilerin varlığıyla yollarına devam ediyorlar.
- Bir de itirafı var ki, benim için bu da önem arz ediyordu. Şimdiye kadar birçok proje üzerinde çalıştığını, bazılarını hayata geçmeye ramak kala iptal ettiğini söyledi. “Bunu (quup) ilk başta açıkladık ki, geri dönüşü olmasın” dedi gülümseyerek.
Her girişimci, çıktığı zorlu yoldan en az 1 kez de olsa geri dönme ihtimalini düşünmüştür sanırım. İlker Aksu’nun yaptığı ise, bir anlamda “gemileri yakmak” olmuş, iyi ki de yakmış o gemileri. Yeni tasarımını gördüğümde beni fazlasıyla heyecanlandıran quup‘un çok daha güzel yerlere geleceğine inanıyorum.
* Kendi projem hashtag.im‘den geçen ay söz etmiştim, bu ay bir kez daha bahsettim. Samimi ve olumlu geri bildirimlerin yanında yaptığım hatalar hakkında uyarılarda bulunan, tavsiyeler veren arkadaşlar oldu, çok memnun oldum. Henüz ismini açıklamadığım yeni projemi test yayınına aldığımı Ümit Uzun’a ifade ederken, isim babası olduğu projeden “sana bahsetmiş miydim?” gibi bir soruyla bahsetmiş olmam büyük bir gaftı. Daha zengin olmadan kendisini bu kadar hızlı unutmuş olmam, “acemi ünlü” kategorisinde yer almamı sağladı. :)
Daha çok şeyler konuşuldu. Yalnızca aklımda kalanları aktarmaya çalıştım. Dilerim istifadeye medar olur, yeni etkinliklerde görüşmek dileğiyle.


Buluşmaya gelemediğim için yazını okumam kısmen de olsa iyi geldi, eline sağlık :) Ümit’e yaptığın gafın arkaplanını da merak ettim iyice. Projelerinde başarılar ;)
Gözlerim seni aradı, gelemeyeceğini tweetlerden görünce üzüldüm. Gelecek ay görüşürüz inşallah. Gafı hiç karıştırma, Ümit’in gönlünü almaya çalışıyorum, bakalım hayırlısı. :)